|
|
| |
|
| 2. Ay |
|
|
|
Gebelikte 2. Ay |
Bu gebelik ayına girildiğinde anne adayları artık gebe olduklarını bilirler (çok düzensiz adet gören bazı kadınların dışında..) Artık bebeğinizin gelişmesi hızlanmaya başlamıştır. Göbek kordonu, gözler, kulaklar, ağız, burun, parmaklar artık tomurcuklar halinde ortaya çıkmaya başlamıştır. Kalp, gelişmekte olan organlara kan pompalamaya devam etmektedir. Embriyo yaklaşık olarak 1,5 -2 cm kadar olmuş yani kabaca bir fasülye büyüklüğüne ulaşmıştır.
Teni ve sinir sistemi oluşmaya başlamıştır. Kafası gövdesine oranla oldukça büyüktür, çünkü bu dönemde sinir sistemi hızla gelişmektedir. Tiroid bezi gelişimini sürdürür, lenfatik sistem oluşmaya başlar. Kalbi ortalama 150-160 vuru / dakika hızıyla atmaktadır. Bu dönemin sonlarına doğru bebeğin hareket ettiği de gözlenebilir. Etrafındaki sıvı tabakası onu her türlü dış etkiden korumaktadır.
Anne adaylarının bulantıları da had safhaya ulaşmıştır. Çoğu kadın bulantı ve bazen olan kusmalarla mücadele etmeyi başarır. Canının çektiği yiyecekleri yiyip, rahatsız edici kokulardan kaçarak,az ve sık yiyerek, kuru yiyecekleri tercih ederek ve da biraz sabırla bu dönemi kolaylıkla atlatabilir..
Sperm yumurtanın içine girdikten sonra spermin 23 kromozomluk ve X kromozomuna sahip genetik materyaliyle yumurtanın 23 kromozomluk genetik yapısı birleşir ve 46 kromozomluk dişi bir hücre oluşur. Eğer sperm Y kromozomuna sahip ise bu kez erkek bir bebeğe gebe kalınır. Dolayısıyla cinsiyeti belirleyen erkek yani babadır.
Anne adayları unutmamalıdırlar ki gebelik normal yaşantıyı değiştirmeyi gerektirmez. Ancak gebe kadın, mümkün olduğunca huzurlu bir ortamda yaşamalı ve olabildiğince dengeli beslenmelidir. Ve belki de en önemlisi, içinde gelişmekte olan bir canlı olduğunu bilerek ona ne zarar vereceği tam bilinmeyen yapay, kimyasal maddelerden uzak durmalı ve mümkün olduğunca doğal beslenmeye, konserve yiyecekler ve boyalı ve katkı maddesi içeren besinler almamaya gayret etmelidir. Sigara ve alkolün alınmamasını söylemeye gerek yok her halde..
Çoğu kadında hamileliğinin ilk bulgusu geciken adet kanamasıdır. Fakat her kadın düzenli bir adete sahip olmadığından ve adet kanamaları hastalıklar, mevsimsel değişiklikler, stresten oldukça etkilenebildiğinden diğer belirti ve bulguların da görülmesi gerekir. Adet gecikmesiyle birlikte ilk gebelik bulguları da yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlamıştır. Bulantı, göğüslerde dolgunluk ve hassasiyet, uykuya eğilim, bel ağrısı, sık idrara çıkma ve psikolojik değişiklikler olabilir.
Bu dönemde yapılacak gebelik testleriyle gebelik ortaya çıkarılır. Gebelik testlerinin iki türü vardır. Kanda beta hCG ölçümü ve idrarda hCG ölçümü. İdrar testi kolay ve ucuzdur ve kişinin kendisi tarafından da yapılabilir ancak gecikme olduktan sonra doğru sonuç vermeye başlarlar. İdrar testinin cinsine bağlı olarak duyarlılıkları değişse de genellikle en doğru sonuç bir haftalık bir gecikmeyi takiben sabah idrarında bakılan testlerde çıkar. Teknolojik gelismelere paralel olarak oldukça hassas idrarda gebelik testleri piyasaya sürülmüstür. Evde kendi kendinize yapabileceginiz bu testleri kurallara uygun sekilde yaparak erkenden gebeliğinizi tespit edip doktorunuza basvurabilirsiniz..
Gebelikte ultrason incelemesi ne zaman yapılmalı?
Herhangi bir anormallik saptandığında ya da normal olmayan bir durumdan şüphelenildiğinde ultrason incelemesi yapılabilir. Herşeyin normal olduğu durumlarda ise adet gecikmesinden 1-2 hafta sonra gebelik varlığının saptanması ve bu gebeliğin rahim içinde yerleşmiş normal bir gebelik olduğunun gösterilmesi için ultrason incelemesi yapılır. Bunun dışında her kontrolde ultrasonografi yapılabilir.
Göğüslerdeki değişikliğin ve aslında vücuttaki pekçok değişikliğin sebebi gebelik nedeniyle salgılanan hormonlardaki değişmelerdir.
Doktora başvurulduğunda vaginal yoldan yapılan yapılacak ultrasonografi incelemesinde birkaç milimetrelik gebelik kesesi daha ikinci ayın başında saptanabilir ve doktor size gebe olduğunuzu müjdeleyebilir. Ancak her zaman gebelik kesesi ultrasonografide gözlenemeyebilir, eğer korunmuyorsanız ve genelde düzenli olan adetlerinizde gecikme varsa en mantıklısı kanda gebelik testi yapmaktır. Gebelik kesesinin gözlendiği 5. haftada fetusu görmek mümkün olmayabilir bunu genellikle 1 hafta sonra yapılacak ikinci bir incelemede görmek mümkündür. Bu arada unutulmaması gereken önemli bir konu da vaginal ya da karından yapılan ultrasonografik incelemenin fetusa hiçbir zararı olmadığıdır. Ancak doppler ultrasonografi (kan akım hızlarının) incelemesi konusunda yeterli bilgi olmadığından ilk 3 ay içersinde çok gerekmedikçe kullanılmamalıdır. Aynı şekilde jinekolojik muayenenin de gebeliğe bir zararı yoktur..tıpkı cinsel ilişkinin de bir zararı olmadığı gibi..
Aslında halk arasında birinci trimestr (gebeliğin ilk 12 haftası)'de cinsel ilişkinin düşüklere neden olabileceği şeklinde yanlış bir inanç yaygındır. Bilimsel araştırmalara göre en fazla gebelik kaybının olduğu 1. üç ayda bu kayıpların cinsel ilişki nedeni ile olmadığı, fetusdaki genetik bozukluklara bağlı olduğu bilinmektedir.
Gebelikte cinsel ilişkinin ayrıca rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden olacağı, damarların açılıp kanama olacağı, cinsel organın bebeğin başına deyip zarar vereceği gibi asılsız düşünceler nedeniyle çiftler cinsellikten uzak dururlar. Her ne kadar orgazm (boşalma) rahim kasılmalarına yol açsa da bunlar doğumu başlatmaz ve erken doğuma neden olmaz.
Cinsel ilişkide erkek cinsel organının bebekle fiziksel olarak teması yoktur. Anne karnındaki bebek rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır. Rahim ağzı kanalındaki (servikal kanal) salgıların koyulaşması ile oluşan mukus tıkaçı bakterilerin ve semenin (sperm) rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer oluşturur.
Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Gebeler cinsel ilişkinin zararlı olabileceği koşulları kendi kendine değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları için bu konuda kadınlar en sağlıklı bilgileri kadın doğum uzmanlarından alabilirler.
Aşağıda belirtilen şartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir:
• Gebelik kesesinin erken açıldığı, suların erken geldiği durumlar • Vajinal kanama • Önceki gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü ve şimdiki gebelikte erken doğum tehdidi • Partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması • Plasenta previa (çocuğun eşinin önde olması ve rahim ağzı kanalını kapattığı durumlar) • Çoğul gebelikte gebeliğin son aylarında • Kadın doğum uzmanınızca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar.
Bu dönemde embriyonun organ taslakları şekillendiğinden mümkün olduğu kadar ilaç kullanılmaması gerekmektedir. Ayrıca röntgen filmi gerektiginde kadınların mutlaka gebe olduklarini belirtmeleri gerekir. Olumsuz çevre faktörlerinden ve asırı sıcaktan (sauna,küvet içerisinde sıcak banyo vb),uzak durulmalıdır. Ateşli hastalık geçirmeniz durumunda ise hekime basvurarak uygun ates düşürücü ve antibiotiklerle mutlaka tedavi olmanız gereklidir.
Az az ve sık sık yemek yenilmesi, kuru gıdalar tercih edilmesi, gebenin canının istediği şeyleri yemesi ile genellikle bulantıların fazla olduğu bu dönem atlatılır. Ancak bulantı kusmaların önü alınamadığında ve kişinin metabolizmasını bozacak kadar ielrlediğinde doktor tavsiyesiyle bazı ilaçlar yararlı olabilir. Gebelikte bulantı ve kusmaya (sabah hastalığı adı verilir) sık rastlanırken bu kadar aşırı bulantı ve kusmalara gebeliklerin ancak %1’inden daha azında rastlanır.
Her bulantı ve kusmayı gebeliğe bağlamak da doğru değildir. Özellikle çok şiddetli olan ve tedaviye cevap vermeyen bulantı ve kusmalarda, ya da gebeliğin ilerki dönemlerinde ortaya çıkan bulantı kusmalarda aynı belirtilere yol açabilecek diğer hastalıklar da düşünülmelidir.
Üzüm gebeliği, hepatit (karaciğer iltihabı), safra taşı, pankreatit (pankreas iltihabı), mide ülseri, hipertiroidi (tiroid bezinin aşırı çalışması) gibi hastalıklar da bulantı kusma yapabileceklerinden doktor tarafından ayırıcı tanılarının yapılması gerekir. Gebeliğe bağlı bulantı kusmalar aslında sağlıklı gebeliklerde görüldüğünden bir açıdan çok da üzünülmemesi gereken bir durumdur. Ancak annede kilo kaybı, elektrolit dengesizlikleri, besin ve vitaminlerin yetersiz alınması durumunda bebekte gelişme geriliği gibi olumsuz koşullar da gelişebilmektedir. Şiddetli bulantı ve kusmalar nadiren hastaneye yatmayı ve damardan sıvı tedavisini de gerektirebilir.
Bebek için yararlı ya da zararlı olabilecek özel bir liste oluşturmanın çok pratik bir anlamı yoktur. Çünkü gebelikte beslenmenin ana ilkesi dengeli beslenmedir Çevrenin gebeye gereğinden fazla yemesi için iyi niyetli bile olsa baskı yapması doğru olmayan bir tutumdur. Dolayısıyla gebelikte iki canlı olunduğundan iki kişi için yemek kavramı yanlıştır. Öte yandan gebelikte fazla kilo almamak amacıyla özel bir diyet de uygulanmamalıdır. Gebe kalmadan önce alınan gıdaya ek olarak hergün fazladan 1 tabak proteinli yemek ya da 1 yumurta, ayrıca 1 bardak süt, 1 dilim ekmek ve 1-2 tane de meyve mutlaka yenmelidir.
Bu aydan itibaren meme uçlarınızda koyulaşma ve memelerinizde dolgunluk ve büyüme, beraberinde ağrı ortaya çıkabilir. Memelerdeki dolgunluk size rahatsızlık veriyorsa sütyeninizi değiştirmeli ve memeleri iyi destekleyecek size uygun bir sütyen kullanmalısınız. Sütyen kullanmama ise bu şikayetin daha da artmasına neden olabilir.
Gebelik bilgileri ana sayfası için lütfen
tıklayınız..
|
|
|
|