|
|
| |
|
| 4. Ay |
|
|
|
Gebelikte 4. Ay |
Bebeğinizin vücudu Lanugo adı verilen tüylerle örtülüdür. Kalp atışları ise net olarak duyulabilir. Artık ellerini ve ayaklarını rahatça hareket ettirmektedir ve ilk hareketlerini bu ayın sonuna doğru hissedebilirsiniz. İlk kez gebe kalan hanımlarda bebek hareketleri daha önce doğurmuşlara göre daha geç hissedilebilir. Gözleri, kulakları ve burnu artık iyice gelişmiş ve iskeleti kemikleşmeye başlamıştır, ancak cildi halen çok incedir. Cinsel organları gelişir. Uyku ve uyanıklık dönemlerine girmeye başlar. Bu ayın sonuna doğru boyu 10-12 cm kadar olmuş, ağırlığı ise 75-80 grama ulaşmıştır.
Bu dönemde anne adaylarının karnında ve kasıklarında zaman zaman çekilme batma tarzında ağrılar ortaya çıkabilir. Bu ağrılar büyümekte olan rahimin karın duvarı ile olan bağlarının gerilmesinden kaynaklanan ağrılardır ve çok da önemsenmemesi gerekir.
Anne adaylarının bu dönemde demir desteği almaları gerekmektedir. Dengeli ve bilinçli beslenen anne adaylarının ayrıca çoklu vitamin almaları ise şart değildir. Günde en az bir su bardağı süt içilmesi ise kesinlikle unutulmamalı..!
İlk üç ayı dolduran gebelerin düşük yapma riskleri de önemli ölçüde azalmış demektir. Bu aydan itibaren genellikle demir desteği gebelere verilmeye başlanır. Çünkü günlük demir gereksinimi gebelikte ortalama 30-60 mg. arasındadır ve bu miktarın tümünü besinlerle elde etmek zordur.
Demir depoları önceden de kısıtlı olan gebelerde demir takviyesi yapılmazsa halsizlik, çabuk yorulma, saçlarda zayıflık, tırnaklarda kırılma gibi kansızlık belirtileri ortaya çıkabilir. Ayrıca tavuk, kırmızı et, yumurta sarısı, ıspanak ve lahana gibi besinlerin de yüksek demir içeriğine sahip olduğunu bilmenizde ve bunları da sıkça tüketmenizde fayda vardır. Bu arada demir kullanan kişilerde dışkı renginin koyulaştığını da unutmayınız.
Kilo alımı her anne adayında önemli farklılıklar gösterir. Gebelikte alınan toplam kilonun en önemli belirleyicisi ise gebelik başlangıcındaki kilodur. Genellikle normalde alınan kilo tüm gebelik boyunca 10-15 kilo arasındadır. Bunun üzerinde kilo alımlarında bunun yağ olarak vücutta birikeceği ve gebelikten sonra da kolay kolay verilemeyeceği unutulmamalıdır. İlk 3 ayda genellikle bulantı ve kusmaların da etkisiyle pek kilo alımı olmayabilir hatta anne adayı bu dönemde kilo da verebilir. Ancak bu dönemden sonra iştah açılması ve bulantıların azalmasıyla birlikte kilo alımı başlar ve yaklaşık olarak her ay 1,5-2 kilo alınır. Gebelikte alınan kilonun bebeğin dışındaki önemli bir bölümü sıvıdır ve doğum sonrası terleme ve idrar yoluyla bu sıvı kaybedilir. Çok hızlı kilo alımı aynı zamanda gebelik zehirlenmesi adı verilen, su tutulması ve böbrek fonksiyon bozukluğuyla seyreden hipertansiyon hastalığının belirtisi de olabilir. Bu konuda anne adayları uyanık olmalıdır.
Rahiminiz artık leğen kemiğinizden yukarıya doğru büyümeye başlamış ve hatta dışarıdan gözle görünür hale gelmiştir. Elinizle de bunu kolayca hissesebilirsiniz. Ayrıca mesane üzerindeki baskı ortadan kalkmasıyla sık idrara çıkma şikayetleriniz de hafifler. Solunum hacmi artar, soluklar daha derinleşir. Amaç bebeğe en fazla düzeyde oksijen gitmesidir. Damar sistemi içinde dolaşan kan hacmi %40-50 oranında artar, kalp daha güçlü ve daha hızlı çalışır. Amaç bebeğe maksimum kan ve gıda maddesinin gitmesinin sağlanması, doğumdaki muhtemel kan kaybı için kan yedeklenmesidir. Ayrıca kandaki pıhtılaşma faktörlerinin düzeyleri de değişerek doğumda olabilecek kan kayıplarını önlemek amacıyla vücut tedbir almaktadır. Başta karın bölgesi olmak üzere tüm vücudunuzda yağ dokusu da bir miktar artar.
15- 16. haftalarda önemli testlerden biri olan 3’lü testin yapılması gerekir.Bu da tıpkı ikili testin kendisi gibi öncelikle Down sendromu olmak üzere önemli problemlerin ortaya konmasında kullanılan bir tarama testidir.
Yaşına oranla risk artışı tespit edilen gebelerde daha ileri testlerin yapılması gerekir. Üçlü testin sonucu normal olsa da içersindeki 3 hormondan biri olan alfa feto protein (aFP) artışlarında sinir sistemine ait bir sorun olmaması için beyin ve omuriliği içeren detaylı bir ultrasonografik tarama yapılması gerekir. Üçlü testin sonunda risk artışı tespit edilenlere ya da yaşı 38 ve yukarı olan gebelerde genel eğilim, bebeğin içinde yüzdüğü sıvı olan amnion sıvısında bir örnek alarak bebeğin genetik yapısını ortaya koymaktır. Böylelikle geri zekalılığın en önemli sebelerinden biri ve en sık görülen genetik problem olan Down sendromunun ileri yaştaki gebelerde artış riski bertaraf edilmiş olur.
Yavas yavas disaridan da gebe oldugunuz anlasilmaktadir.Artmis kan hacminiz ve toplar damarlarinizdaki göllenme nedeniyle zaman zaman burun kanamaları görülebilir.Bu arada bacaklardaki toplardamarlar belirginleşir ve varisler oluşabilir.
Varis oluşumu genellikle genetik ve yapısal bir konu olup engellenmesi zordur. Ancak gene de bazı önlemler almak mümkündür. Ayakta durmaların mümkün olduğunca kısaltılması, oturulduğunda ayakların yükseltilmesi, varislerde artış gözlendiğinde varis çorabı kullanılması bu önlemlerdendir.
Vajinanın doğal olan akıntısı beyaz-sarı renktedir ve genellikle kokusuzdur. Gebelikte bazı kadınlarda vajinal akıntıda bir artış olabilir. Ancak akıntı kötü kokulu, leke bırakan, kaşıntı veren bir akıntıysa bu mikrobik bir sebebe dayanabilir ve tedavisi gerekir. Bu amaçla mutlaka doktor kontrolü gerekir.
Gebelik bilgileri ana sayfası için lütfen
tıklayınız..
|
|
|
|