İnsan yaşamının en başında
embriyoda başlıca 3 hücre tabakası bulunur. Bu tabakalar
farklılaşarak değişik hücre ve doku gruplarını ve organları
oluştururlar. Bu tabakalara germ hücre tabakaları adı verilir.
Bu hücrelerden gelişen tümörler pek çok değişik dokuyu
barındırma yeteneğine sahiptirler. Genelde baskın olan germ
tabakası ektoderm adı verilen ve genelde vücudun dış yüzeyini
oluşturan tabakadır. Bu tabakadan başta deri ve deri ekleri
olmak üzere değişik dokular gelişir. Bu nedenle yumurtalıkta
görülen iyi huylu germ hücre tümörleri "dermoid kist"
olarak adlandırılmaktadır. Dermoid kist adı ile anılan kitlenin
içinde pek çok değişik doku da bulunabilir. Bu kitle için
kullanılan bir diğer ad ise "matür yani olgun teratom"
dur. Bunun yanında aynı patolojiyi tanımlamak için kullanılan
diğer terimler "matür kistik teratom" ve "benign
ovarian kistik teratoma" dır.
Teratomların iyi huylu ya da
kötü huylu (kanser) olması içerdikleri hücre türlerinin
farklılaşma derecesine (matür-immatür) bağlıdır. İmmatür (olgun
olmayan) teratomlar kötü huylu, matür (olgun) teratomlar ise iyi
huyludur. Dermoid kist ya da matür teratom en fazla kuyruk
sokumu bölgesinde (sakrokoksigeal teratom) görülür. Olguların %
57'si bu alandadır. % 27'si ise gonadlarda yani kadınlarda
yumurtalık erkeklerde ise testistedir. Sakrokoksigeal teratoma
her 20.000 – 40.000 canlı doğumda bir rastlanılır. Matür kistik
teratom yani dermoid kist ise tüm yumurtalık tümörlerinin %
10–20 'sini oluşturur. En sık görülen germ hücreli yumurtalık
tümörü olmasının yanı sıra 20 yaşından genç kızlarda en sık
karşılaşılan yumurtalık tümörüdür. Dermoid kistin boyutu birkaç
santimetreden çok daha büyük boyutlara kadar değişebilir. Her
yaşta görülebilmekle birlikte en sık üreme çağındaki kadınlarda
görülür. Genelde tek taraflı olmakla birlikte % 8–15 olguda her
iki yumurtalıkta da dermoid kist bulunur. Dermoid kist bütün
germ hücrelerinden parçalar taşıyabilir ancak genelde deri ve
deri eklerine ait kısımlar daha fazla görülür. Deride bulunan
yağ salgılayan salgı bezleri dermoid kist içinde de
bulunduğundan kist sıvısı koyu kıvamlı, sarı - kahverengi
renkli, yağlı, yoğun bir sıvıdır. Kist içinde çoğu zaman saç,
kıl, diş, kemik, kıkırdak, sinir gibi dokular da sıklıkla
bulunur. İçerisinde yoğun olarak tiroid dokusu içermesi
durumunda kişide tiroid hormonlarının aşırı salgılanması söz
konusu olur. Bu durumda ortaya çıkan patolojiye struma ovarii
adı verilir ve hipertiroidi yani tiroid bezinin fazla çalışma
bulguları ortaya çıkar.
Kansere dönme olasılığı var
mıdır ? Dermoid kistin kansere dönme olasılığı son derece
düşüktür. Olguların % 1-2'sinde uzun dönemde kanserleşme
görülebilir.
Klinik ve Tanı Dermoid
kisti olan kadınların yaklaşık % 70 'inde herhangi bir yakınma
yoktur. Dermoid kist genelde tipik bir belirti vermez ve
herhangi bir nedenle yapılan muayene, ultrason incelemesi,
radyolojik inceleme ya da ameliyatlar sırasında tesadüfen fark
edilir. Belirti varlığında ise en sık karşılaşılan yakınma karın
ağrısıdır. Bunun yanı sıra karında şişkinlik ve anormal kanama
da görülebilir. Daha nadir karşılaşılan yakınmalar ise idrar ya
da dışkılama problemleri ile sırt ağrısıdır. Struma ovarii
varlığında hipertiroidi ile ilgili yakınmalar görülür.
Tedavi Dermoid kistin
tedavisi cerrahidir. Fark edildiği anda çıkartılması uygun olur.
Operasyon laparoskopik ya da açık ameliyat şeklinde yapılabilir.
Ancak uygun vakalarda laparoskopik yaklaşım tercih edilmelidir.
Laparoskopi hakkında daha detaylı bilgi için tıklayınız.
Genelde üreme çağındaki
kadınlarda görüldüğünden yumurtalık dokusunun korunmasına özen
gösterilmeli ve sadece kist çıkartılmalı, yumurtalık
alınmamalıdır. Operasyon sırasında kist rüptüre olursa karın
boşluğu dikkatlice temizlenmeli, karın içinde kist içeriğine ait
materyal kalmamasına büyük özen gösterilmelidir. Aksi takdirde
kimyasal peritonit ortaya çıkabilir. Bu açıdan dermoid kist
operasyonları özel deneyim ve dikkat gerektiren operasyonlardır.
Alınan materyal mutlaka patolojik incelemeye gönderilmeli ve
immatür (kansere dönüşüm gösterebilecek) içeriği olup olmadığı
araştırılmalıdır. Tek taraflı olgularda diğer yumurtalıkta
herhangi bir kitle yoksa biyopsi almaya gerek yoktur.
Dermoid Kist alınmazsa
nelere sebep olur ? Dermoid kist bazı riskleri de
beraberinde taşır. Bunlar torsiyon (sapı etrafında dönme),
rüptür (yırtılma), enfeksiyon (iltihaplanma) ve kansere
dönüşümdür. Torsiyon (dönme): Dermoid kistin en sık
karşılaşılan ve en korkulan komplikasyonu torsiyondur. İçeridiği
dokular ve koyu kıvamlı sıvı nedeni ile ağır bir kisttir. Bu
ağırlık yumurtalığın kendi etrafında dönmesine yani torsiyonuna
neden olabilir. Torsiyon varlığında yumurtalığa giden kan akımı
azalacağı ya da kesileceği için bir süre sonra kangren meydana
gelir. Torsiyonun klinik bulgusu ise şiddetli kasık ve karın
ağrısıdır. Olay ilerledikçe ağrı artar. Bazen tam bir torsiyon
olmaz ve hafif ağrı ile birlikte kendini belli eder. Bir süre
sonra yumurtalık detorsiyone olarak normal konumuna döner ve
ağrı kaybolabilir. Dermoid kist varlığında torsiyon görülme
sıklığı %3.2–16 arasındadır. Kistin büyüklüğü arttıkça torsiyon
riski de artar. Rüptür (yırtılma): Dermoid kistin rüptüre
olması yani patlaması kendiliğinden olabileceği gibi torsiyona
bağlı da gelişebilir ve %1–4 olguda karşılaşılır. Rüptür aniden
oluştuğunda genelde şok gelişir. İçerdiği yağlı sıvı ve diğer
dokular karın zarını irrite ederek tehlikeli bir durum olan
kimyasal peritonite neden olabilir. Bazen ise küçük bir rüptür
alanından yavaş bir sızıntı olur. Bu durum karın ağrısı ile
beraber karın içinde şiddetli iltihap ve yapışıklıklara yol
açar. Enfeksiyon (iltahaplanma): Nadir görülen bir
komplikasyondur ve olguların %1'inden daha azında karşılaşılır.
Kansere dönüşüm: Saf formunda matür kistik teratom iyi huylu bir
tümördür. Ancak %1–2 olguda immatür bileşenler de bulunabilir ve
kansere dönüşüm söz konusu olabilir. Böyle bir durumda 5 yıllık
yaşam şansı % 15–31 arasındadır. Dermoid kist alınsa bile
nadiren % 5 kadar olguda tekrarlayabilir.
Yumurtalık kistleri hakkında
daha fazla bilgi
için lütfen
tıklayınız..
Ana sayfa için lütfen
tıklayınız..