Gebelik
ilerledikçe; büyüyen rahimin etkisi ile idrar torbasına baskı
sonucu mesane kapasitesi oldukça azalır. Daha az miktardaki
idrar ile mesanede dolma hissi belirir. Bu sık ve az miktarda
idrar yapmaya neden olur. Hatta bazen anne adayları geceleri sık
kalkma nedeni ile uyku problemi bile yaşayabilirler. Bu durum
özellikle ilk 3 ay ve son 3 aylık gebelik periyodunda kendini
gösterir.
Ancak,
idrar sıklığının yanı sıra idrar yaparken yanma, ağrı gibi
yakınmalar da varsa, bir idrar yolu enfeksiyonu geçiriyor
olabilirsiniz.Bu durumda mutlaka doktorunuza
başvurmalısınız.Çünkü idrar yolu enfeksiyonları (iltahapları)
dikkate alınmazlar ve tedavi edilmezlerse su kesesinin açılması,
erken doğum gibi olayları tetikleyebilirler. Gebelikte idrar
yolu enfeksiyonları karşımıza sık çıkan ve tedavi edilmesi
gereken durumlardır.
Gebelik
döneminde düz kasların gevşemesi ile idrar akımının yavaşlaması,
büyüyen rahimin idrar yollarına baskı yaparak yine idrar akımını
yavaşlatması nedeniyle gebelik idrar yolu enfeksiyonlarına
eğilimin arttığı bir dönemdir. Bakterilerin üst idrar yollarına
geçişini önleyen kapak mekanizması da bu olaylardan etkilenir ve
koruma görevini yeterince yerine getiremez. Bu durum
mikroorganizmaların kolaylıkla çoğalmasına neden olur. Bu
enfeksiyonlar basit bir sistit (mesane enfeksiyonu)
olabileceği gibi, pyelonefrit (böbrek enfeksiyonu) adı
verilen durumlar gibi şiddetli de olabilir.
Gebelerin
yaklaşık olarak % 8-12'sinde idrar yolu enfeksiyonu görülür. Bu
oran gebe olmayan kadınlardan biraz daha yüksektir. İdrar yolu
iltahaplanmasında en sık rastlanan mikroorganizma normalde
barsak florasında bulunan E.coli' dir. Bunun dışında diğer cilt
yüzeyi ve barsak florasında bulunabilen mikroorganizmalar da
sorumlu olabilir.
İdrar
yolları iltihabı 3 formda karşımıza çıkar.
1. Asemptomatik (şikayete yol
açmayan) bakteriüri:
Mesaneye (idrar kesesine) ulaşan
bakteriler, hiçbir belirti vermeden buraya yerleşirler. Anne
adaylarının %10' unda asemptomatik bakteriüri saptanır. İdrar
kültüründe belli sayının üzerinde bakteri kolonisinin ürediği
(ör. E.coli için 100.000' in üzerinde) tespit edildiğinde ve
anne adayının yakınması olmadığında, asemptomatik bakteriüri
tanısı konur. Normal insanlarda da sıklıkla karşımıza çıkabilen
bu durumun, gebelikte tedavisi zorunludur. Aksi halde ciddi
böbrek enfeksiyonlarına ve erken doğum (37) gibi istenmeyen
durumlara neden olabilir. Tüm gebeler her ay düzenli olarak
asemptomatik bakteriüri açısından taranmalıdır. Basit bir tam
idrar testi ve idrar kültürü doğru neticeyi verecektir. İdrar
kültüründe üretilen bakterinin hangi antibiyotiklere duyarlı
olduğu da araştırılır (Kültür-Antibiyogram). Mikroorganizmanın
hassas olduğu ve gebelikte kullanılabilecek bir antibiyotik ile
tedaviye başlanır. Korunma ve tedavi için gebelik boyunca günde
en az 3 lt su içilmelidir.
2.
Sistit: Mikroorganizmaların
mesane (idrar kesesi) duvarına yerleşmesi sonucu oluşur.
Gebelikte bu durum ortaya çıktığında belirgin yakınmalara neden
olur. Başlıca şikayetler sık idrara gitme, idrar yaparken yanma
hissi, idrarın renk ve kokusunda değişikliktir. Genellikle ateş
olmaz. Tam idrar tahlili ve idrar kültür antibiyogramı ile ajan
mikroorganizma izole edilmelidir. En kısa zamanda uygun
antibiyotik tedavisi başlanmalı, bol sıvı alınmalıdır. Tedavi
bitiminde idrar kültürü tekrarlanarak hastalığın tam olarak
geçip geçmediği araştırılmalıdır. Tedavinin yetersiz kaldığı
durumlarda yakınmalar devam edecek ve daha ciddi sorunlara yol
açabilecektir.
3. Akut pyelonefrit: İdrar yolu
enfeksiyonlarının en ciddisidir. Enfeksiyonun böbrek parankimini
tutması durumudur. Gebeliklerin %1' inde görülür. Belirtileri;
yüksek ateş, titreme, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma,
bulantı kusma ve böğür ağrısıdır. Teşhis, fizik muayene ve idrar
tahliline ek olarak yapılan kan analizleri ile konur.
Gebelerde hastaneye yatırılarak yakın takiple tedavisi
gerekmektedir. Hastanedeki tedavi prensipleri; uygun
antibiyotiğin seçimi ve hastaya enjeksiyon yolu ile uygulanması,
damar yolu ile bol miktarda sıvı takviyesidir. Bu arada böbrek
enfeksiyonuna sebep olabilecek diğer durumlar (örneğin böbrek
taşı) araştırılır. Ateşsiz geçen 24 saat sonrasında ağızdan
antibiyotiğe geçilerek gebe evinde takibe alınabilir.
Pyelonefrit geçiren bir gebede bu durumun tekrarlama riski %10'
dur. Bu nedenle gebeliğin geri kalan döneminde baskılayıcı
antibiyotik tedavileri uygulanmalı, bol sıvı alınması önerilmeli
ve enfeksiyonun erken tanısını sağlamak için idrar kültürleri
ara ara tekrarlanmalıdır.
Dr. Selman Laçin'den muayene randevusu almak için lütfen
tıklayınız..
|