Menu

Doğum yapanlara sorarsanız doğum ağrısı bilinen en berbat ağrılardan birisidir derler.  Gerçekten de anlatılan öykülerden ve bir de bazı filmlerdeki doğum ağrısı çeken kadın görüntülerinden etkilenerek olsa gerek; normal doğumdan korkan pek çok kadın vardır. 

Hele bir de doğum yapma fikrine psikolojik ve fiziksel olarak hazırlanmayan bir anne adayının ruh halini düşünün.  Aslında ne kadar ağrı duyulacağını doğumu yaşamadan önce tahmin etmek güçtür. Bazı kadınlar dayanabilecek, kontrol edilebilecek düzeyde ağrı duyarken, bazıları da çeşitli ağrı kesme yöntemlerine ihtiyaç duyar. Nefes alma, rahatlama teknikleri, ılık duş, masaj, destekleyici hemşire bakımı, pozisyon değişiklikleri (ayakta durmak, oturmak, yürümek, sallanmak), doğum topu kullanmak gibi doğum ağrısına yardımcı olan pek çok medikal olmayan yöntemler bulunmaktadır. Ancak bazı kadınlar için tüm bu yöntemler yeterli olmayabilir. Dolayısıyla bu ağrının, doğum eyleminin fizyolojisini (rahmin kasılması, gebenin ıkınması gibi) etkilemeksizin kısmen veya tamamen giderilmesi çok önemlidir. Bunu sağlayacak aslında birçok medikal yöntem vardır. Bunlar anneye kas veya damar içinden enjeksiyon yoluyla güçlü ağrı kesiciler vermek, doğum anında bebeğin çıktığı bölgeyi uyuşturmak, anneye anestezik gaz solutmak, akupunktur ve hipnoz sayılabilir. 

Doğumda verilen ilaçların bebeğe bir zararı var mıdır ?
Narkotik maddelerin (güçlü uyuşturucular) bir diğer yan etkisi de hepsinin plasentayı (çocuğun besin maddeleri ve oksijen aldığı organ) geçip bebeğin dolaşımına katılmasıdır. Bunun sonucu olarak bebekte de bazı etkiler görülebilir. Örneğin Rahim içinde bebeğin kalp kızı hafif oranda değişebilir. Bu kalp hızındaki değişikliğe bağlı bebeğe bilinen ciddi bir yan etki yoktur. Bebeğin anneden yavaş olmakla beraber bu ilaçları yıkma kabiliyeti de vardır. Bebek doğduktan sonra hafif uykulu olabilir. Bebekte anneye verilen ilaçların etkisini görme şansı, doğum zamanına göre ilaçların verilmesine bağlı olabilir. Bebeğin ilaçları yıkmak için yeterli zamanı varsa çok az etki görülür. Pek çok doktor anneye ağrı için verilen bu güçlü ağrı kesicilerin bebek açısından güvenli olduğunu düşünmektedir.Bir de bunlar içinde en çok tercih edilen yöntem vardır ki bu da bir bölgesel anestezi yöntemi olan epidural anestezi dir. Günümüzde ağrısız doğum dendiğinde aslında kastedilen budur. 

EPİDURAL ANESTEZİ NEDİR ?
Epidural anestezi, değişik amaçlarla uygulanabilen bölgesel anestezinin bir şeklidir. Bunun için bir anestezist, bel hizasında omurgaların arasına lokal anestezi ilacını verir. Bu yöntem ile o seviyeden omurilikten çıkan sinirler uyuşturularak vücudun alt yarısından ağrı sinyali alınamaz ve doğum ağrılarının kaynaklandığı bölgede de ağrı duyulmaz.

Kateter denilen yumuşak bir plastik borucuk belden yapılan iğnenin içinden ilerletilir ve doğum süresince burada bırakılır. Böylece ağrı kesici gereksinimi oldukça anestezi uzmanı ilaç vererek tüm doğum süresince etkili bir analjezi (ağrı giderilmesi) sağlar. Anne adayı yan yatar ya da oturur pozisyondayken kateterin takılacağı alan antiseptik solüsyonlar ile temizlendikten sonra steril örtüler ile örtülür. Kateter bel bölgesindeki omurgaların arasından girilerek yerleştirilir. 

Epidural anestezi uygulamasının detayları :
Önce bu bölgedeki cildi uyuşturmak için lokal anestezi yapılır. Ardından ince bir iğne ile iki omurga arasından geçilerek epidural zara ulaşılır. Eğer spinal anestezi de uygulanacaksa çok ince bir iğne ile bu zar da geçilerek subaraknoid boşluğa girilir ve beyin omurilik sıvısının geldiği gözlendikten sonra ilaç verilir. Epiduralde ise iğnenin arkasından çok ince bir kateter (boru, tüp) girilerek uygun mesafeye kadar itilir ve bu kateter dura zarı çevresindeki epidural aralığa yerleştirilir. Daha sonra iğne çıkartılır ve kateterin dışarıda kalan ucu flasterler ile hastanın sırtı boyunca sabitlenir. Dışarıda kalan uçtan enjektör yardımıyla ilaç verilebileceği gibi sürekli belirli dozda ilaç pompalayan otomatik cihazlar da kullanılabilir. Kateter yerleştirildikten sonra ilk önce az miktarda ilaç test dozu olarak verilir. Burada amaç olası bir alerjik ya da aşırı reaksiyonun olup olmayacağını gözlemektir. Bu tür bir reaksiyonun olmadığı gözlendikten sonra tedavi dozu verilir. Vajinal doğumlarda genelde spinal anestezi uygulanmaz. Bu nedenle kateter yerleştirilip tedavi dozu verildikten 15-20 dakika sonra anne adayı kasılmaları hissetmesine rağmen ağrı duymamaya başlar. 

Doğum uzadığında ve ilacın etkisi azalıp hasta ağrı duymaya başladığında ek dozlar verilir. Bu şekilde doğum gerçekleştirildikten sonra epizyotomi de (vajina girişinin kesilmesi) ek bir anesteziye gerek kalmadan kolaylıkla dikilebilir. Vajinal doğumu takiben hemen, sezaryeni takiben ise 24 saat sonra kateter çıkartılarak uygulamaya son verilir. Kateterin çıkartılması sırasında hasta hiçbir rahatsızlık duymaz. Epidural kateter takılması hasta açısından kolay tolere edilebilir, acısız ve rahat bir uygulamadır. Kateterin epidural boşluğu girdiği anda bacakta elektrik çarpmasına benzer bir his oluşması dışında hastaya ratahsızlık vermez. Epidural anestezi uygulamasında en önemli nokta işlemi yapan anestezi uzmanının tecrübesidir.Genellikle normal doğumlarda doğumun başında değil de rahim ağzı yaklaşık olarak 2-3 cm açıldıktan sonra epidural anestezi uygulaması tercih edilir. Ayrıca ilacın etkili olması için de 20-30 dakika geçmesi gerekir. Dolayısıyla normal doğum yapacak bayanlarda epidural anestezi yapılmadan önce ilk sancıların çekileceği bilinmelidir. 

Sezeryan operasyonu için epidural anestezi uygulanacak ise ameliyat sonrasında da bu kataterden ilaç verilerek ağrısız bir ameliyat sonrası lohusalık dönemi geçirilmesi sağlanabilir. Epidural anestezi uygulandığında herhangi bir bilinç kaybı olmaksızın tam ağrı kontrolü sağlanır. Bu şekilde hem normal doğum hem de, eğer gerek olursa, ilaç dozunu ayarlayarak sezeryanla doğum da yapabilirsiniz. Ayrıca doğum sırasında herhangi bir ek müdahele uygulanması veya dikiş atılması gerektiğinde bunlar da rahatlıkla hekim tarafından uygulanabilir ve ağrısını duymazsınız.

Epidural anestezi ile gebeler kaslarını hareket de ettirebilir ve ıkınabilirler. Bu şekilde doğum olayına da aktif olarak katılmış olursunuz. Böylece bebeğinizi doğar doğmaz görebilir ve kucağınıza alabilirsiniz.Anestezi amacıyla enjeksiyon veya solunum yolu ile verilen ilaçlar bebeğe de geçip onu etkileyebilirken, epidural anestezide kullanılan ilacın kan ile direkt ilişkisi olmadığından bu ihtimal çok azdır. Size uygulanacak anestezi tipi, genel sağlık durumunuz ve uygulanacak olan işlemin cinsine göre belirlenir. Ve elbette sizin tercihiniz de mutlaka göz önünde bulundurulur. Örneğin kimi bayanlar sezeryan olacak iseler epidural anestezi yerine uyumayı tercih edebilirler. 


EPİDURAL ANESTEZİNİN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?
Aslında istenmeyen yan etkiler çok nadirdir. Ancak elbette her tip anestezi uygulamasında olduğu gibi epidural anestezide de bazı yan etkiler görülebilir. Bunların arasında en sık görülenleri başağrısı, kas ağrıları ve tansiyon düşmesidir. Çoğunlukla hafif düzeyde ve kısa sürelidirler. Çok nadiren baş ağrıları birkaç gün kadar uzun sürebilir. Anestezistiniz epidural anestezinin risklerini, faydalarını ve istenmeyen etkileri zaten size tüm detaylarıyla açıklayacak ve onayınızı aldıktan sonra işlemi uygulayacaktır. Sonuçta birçok gebe kadın ve doğum doktoru için epidural anestezi, anne ve bebeğe sağladığı rahatlık ve güvenilir olması nedeniyle sıklıkla uygulanmaktadır.