Menu

İntra uterin (Rahim içi) gelişme geriliği (İUGG) terimi genel tanım olarak doğum anında bebek ağırlığının gebelik haftasına göre olması gerekenin %10 ve daha fazla altında olmasıdır.

Bir başka deyişle miadında (zamanında) yani 37 haftayı tamamlamış olarak doğan bebeklerde doğum ağırlığının 2500 gramın altında olması anlamına gelir.  Gelişme geriliği gebeliklerin ortalama olarak %5'inde görülür. İUGG 'de bebek, anne rahminde gerekli gelişimini ve kilo alımını yapamamıştır. Bebek hayatı ve gelişimi ciddi bir risk altındadır. 
 
Tek başına düşük doğum ağırlıklı bebek İUGG tanısı koydurmaz. Bazı bebekler gebelik haftalarına göre düşük doğum ağırlıklıdır, ancak bu durum herhangi bir gebelik probleminden ileri gelmemektedir. Bebeğin boyutları büyük oranda anne ve babadan gelen özelliklerle belirlenmektedir. Elbette 60 kilo ağırlığında ve 160 cm boyundaki bir babanın ve benzer şekilde minyon olan bir annenin çocukları normal standartların daha altında görüneceklerdir. Bu tür bebeklere konstitüsyonel yani yapısal olarak küçük bebek adı verilmektedir. Böyle durumlarda bebeği riske sokacak bir durum söz konusu değildir.
 
 İUGG 'de  ise bebek normalde daha büyük olacakken bazı hastalıklar veya sorunlar nedeni ile gelişimi kısıtlanır. Gelişimi kısıtlanmış bebek ise anne karnında, doğum anında ve doğum sonrası dönemde ciddi risklerle karşı karşıyadır. Neden bebekte gelişme geriliği oluşur? İntrauterin (rahim içi) gelişme geriliği gebelikte olabilecek bazı sorunlardan kaynaklanmaktadır. Bu sorunlar anneye veya bebeğin kendisine bağlı olabilir.   Anneye bağlı nedenler vakaların %80 'inden sorumludur. Bu durumda bebekte genellikle asimetrik bir gelişme geriliği görülür. Asimetrik gelişme geriliğinden kasıt bebeğin karın çevresinin kafa ve bacak uzunluğuna göre az olması yani bir başka deyişle bebeğin olması gerekenden zayıf olmasıdır. 
 
Asimetrik gelişme geriliğinin nedenleri:   
1. Annede damarsal hastalıklar en sık karşılaşılan durumdur. Annedeki hipertansiyon, preeklampsi ve diyabet bebeğin gelişimini bozma potansiyeline sahiptir.  
2. Plasentaya ait hastalıklar da İUGG sebebi olabilir. Plasenta previa ve plasentadaki yoğun infarktlar bebeğin beslenmesini bozarak gelişme geriliğine neden olabilmektedir. 
3. Annenin sigara içimi, annede beslenme yetersizliği, çoğul gebeliklerin bir kısmı ve ileri düzeyde kansızlık da İUGG nedeni olabilir.
 
Bebeğe ait nedenler ise vakaların yaklaşık %20'sinde görülür. Genellikle simetrik gelişme geriliğine neden olur. Tüm vücut ölçümlerinde eşit oranda gerilik söz konusudur. 
 
Simetrik gelişme geriliğine yol açan sebepler genel bir kural olmasa da çoğunlukla daha ciddi sebeplerden kaynaklanır.
1. Bebeğe ait anomaliler: kalp anomalileri, kromozom anomalileri (down sendromu, trizomi ), santral sinir sistemi anomalileri
2. Bebeğin rahim içerisinde geçirdiği viral enfeksiyonlar da İUGG nedeni olabilir.
 
Tanı nasıl konur? Devam etmekte olan bir gebelikte gelişme geriliğinin tanınması zordur. İlk önce rutin gebelik takiplerinde anne adayının öyküsünde düşük doğum ağırlığına neden olabilecek faktörler araştırılır. Anne adayı daha önce gelişme geriliği olan bebek doğurmuşsa, yüksek tansiyon, diyabet gibi hastalıkları veya sigara kullanımı varsa İUGG açısından dikkatli olmak gerekecektir. Daha önceden İUGG 'li bebek doğurmuş olmak en büyük risktir.  Böyle hastalar bebeğin gelişimi açısından yakın takibe alınır. Rutin gebelik muayenelerinde rahmin beklenenden küçük olması veya annenin kilo alımının yetersiz olması da İUGG 'yi düşündürür. 
 
İUGG tanısında en büyük yardımcı ultrasondur. Özellikle İUGG gelişimi açısından risk saptanmış gebeler, gebeliğin erken dönemlerinden itibaren bebek gelişimi açısından seri ultrasonografik takiplere alınmalıdır. Gebeliğin hemen başında yapılan ultrason ile gebelik yaşı ve tahmini doğum tarihi doğru bir şekilde saptanmalıdır. Zira daha geç haftalarda yapılan ultrason ile gebelik yaşı tam olarak saptanamamakta gerekli girişim için bazen geç kalınabilmektedir. Ultrasonografik olarak bebeğin baş çapı, baş çevresi, baş çevresi/karın çevresi oranı, uyluk kemiği uzunluğu ölçümleri ve ayrıca bebek ağırlığı ölçümü vb yapılır. Bu ölçümlerde gebelik haftasına göre bir küçüklük saptanması durumunda İUGG 'den şüphelenilmelidir.  
 
Asimetrik İUGG 'nin en çok karşılaşılan sebebi bebek ile anne arasındaki kan dolaşımının bozulmasıdır. Renkli doppler ultrasonografi ile kan damarlarından geçen kanın akım özellikleri tespit edilebilir. İUGG'li bebekte kan dolaşımı bozulmuştur ve bu durum Doppler ile saptanabilir. Doppler ultrason ile damardaki direnç artışının ortaya konması dolaylı olarak bize kan dolaşımına karşı bir direnç artışı olduğunu gösterir. Anneden bebeğe kan getiren rahim atardamarında, gebelik ilerledikçe bebeğe daha çok kan gelebilmesi için 24–26. haftaya kadar dirençte düşüş olmaktadır. Bu direncin beklenenden yüksek devam etmesi preeklampsi ve İUGG riskini arttırmaktadır. Bebekle plasenta arasında göbek kordonu içerisindeki ve bebeğin beyin damarlarındaki dalga şekli bozuklukları, bebekteki dolaşım bozukluğunu saptayabildiği gibi dolaşım bozukluğunun şiddetini de belirleyebilmektedir. 
Bebekte gelişim geriliğini açıklayacak bir damarsal problem yoksa olabilecek doğumsal anomaliler açısından ayrıntılı bir ultrason taraması yapılmalıdır. Gerektiğinde amniyosentezyapılarak bebeğin kromozom yapısı araştırılır. 
Ayrıca bebekte olabilecek enfeksiyonlar da (toxoplasma, CMV, Rubella) araştırılmalıdır.Hasta takibi ve tedavi İUGG tanısı konmuş bir gebelikte temel problem bebeğin anne karnında ölme riskinin olmasıdır. Ancak bebek bu risk nedeni ile vaktinden önce doğurtulursa da prematürite nedeni ile doğum sonrası dönemde kaybedilebilir. Bu nedenle bebeğin doğum zamanına karar vermek önemlidir. 
 
İlk önce önlenebilir bir İUGG nedeni varsa bu ortadan kaldırılmalıdır. Anne sigara içiyorsa bırakması gerekmektedir. Hipertansiyon, düzenli yatak istirahatı ve gerekirse tıbbi tedavi (İlaç) ile düzenlenir. 
 
Bebeğin anne karnındaki gelişimi ve iyilik hali düzenli ve sıkı bir takibe alınır. Ultrasonografi ile bebeğin gelişim parametreleri ölçülür, kilo alımı takibe alınır. Ayrıca bebeğin içinde bulunduğu amniyotik sıvının azalması da ciddi risk altında olduğunun başka bir göstergesidir. Aynı şekilde renkli Doppler ölçümleri düzenli olarak yapılır. Anne karnındaki bebeğin kalp atımları NST (fetal monitör) ile takibe alınır. Tüm bu testlerin kombine edildiği Biyofizik Profil skorlaması seri olarak yapılır. Gelişme geriliğinin şiddeti bu testlerin yapılma sıklığını belirler.Bu sıkı takip sonunda bebeğin doğduğunda yaşayabilecek aşamaya gelmesi veya bebeğin anne karnında kalmasının riskli olduğunun saptanması durumunda doğuma karar verilir. İUGG 'li bebeklerin doğumu da risklidir. Zaten sınırda olan bebek kan dolaşımı doğum sancıları sırasındaki rahim kasılmaları ile iyice bozulabilir ve bebek kalp atışları yavaşlayabilir (bradikardi). Bu nedenle bebek kalp atışları sıkı takibe alınarak doğum izlenir. İUGG 'li bebeklerde bu nedenle çoğunlukla sezaryen tercih edilmektedir.