Menu

Süt Hormonu Yükselmesi (Hiperprolaktinemi) Prolaktin vücutta süt üretimini sağlayan hormondur. Kadın gebe kaldığında yükselen hormonlar prolaktini uyararak memelerden süt üretimini gerçekleştirirler.

Bazı kadınlarda kolostrum adı verilen erken süt memelerden henüz gebelik döneminde doğum olmadan da salgılanabilir ve bunun normal olduğu düşünülmektedir.    Prolaktin hormonu, gebelik olmadan da belirli düzeylerde kadın üreme organlarının gelişimi ve fonksiyonu için gereklidir. Bu hormon beynimizin alt kısmındaki hipofiz denilen organdaki bazı hücrelerce üretilir ve kana salınır.  Yine beynimizin hipotalamus denilen kısmından salgılanan Dopamin adı verilen bir başka maddenin salınımıyla kontrol altında tutulur.

Prolaktin hormonu;
-Gebelikte,
-Hipofiz dokusunun adenom denilen tümörlerinde,
-Tiroid hormon bozukluklarında,
-Östrojen hormonunun yükselmelerinde,
-Dopamin denilen hormonun salgısının azalması durumunda (tümörler, bazı ilaçlar ve hipofiz bezinin harabiyeti gibi )
-Bazı psikiyatrik veya hipertansiyon ilaçlarının kullanımında,
-Aşırı göğüs (meme ucu) uyarımın da,

Yükselebilir, ancak bazen de hiçbir sebep ortaya konulamaz.  Prolaktin hormonunun yükselmesine Hiperprolaktinemi adı verilir. 

Prolaktin hormonu yükselince (hiperprolaktinemi durumunda) vücutta ne olur ?
-Adet düzensizlikleri (az adet olma, seyrek adet olma, adet olamama)
-Meme ucu akıntısı (gebelik dışında süt gelmesi = galaktore).
-Yumurtlamanın bozulmasına bağlı olarak gebe kalamama (kısırlık) görülebilir

Prolaktin yüksekliğinin tanısı kandaki prolaktin düzeyinin ölçülmesi ile konur.

Ancak bu ölçüm yapılırken bazı noktalara dikkat edilmelidir:
-Sabah saat 10:00-11:00 arasında bakılmalı,
-Testin sabahı cinsel ilişkide bulunmamalı,
-Test öncesi birkaç gün meme uyarımından kaçınılmalı, (dar sütyen giyilmemeli,göğüsler yıkamak için dahi ovulmamalıdır),
-Mümkünse aç olunmalı.
-Kullanılan ilaçların özellikle psikiyatrik ilaçların kesilmesi gerekir.
-Kan örneği alınmadan önce stresten uzak olmak önemlidir,mümkünse 10-15 dakika kadar sakin bir yerde dinlendirilip kan örneği almakta fayda vardır.

Adet düzensizliği, gebe kalamama, göğüslerden emzirme dönemi dışında süt gelmesi şikayetlerinden herhangi biri veya birkaçı ile başvuran bayanlardan kanda prolaktin hormon düzeyi ölçülmesi istenir.   Hiperprolaktinemi tanısı alan bir kadında hormon düzeyi belli bir seviyenin üzerinde (genellikle normali 5-25 ngr/ml'dir) bulunduğunda genellikle hipotalamus ve hipofizi görüntüleyen bir yöntemle bu bölgeler incelenir.   Bu incelemenin amacı kadında hipofiz adenomu denilen ve hiperprolaktineminin en sık sebebi olan iyi huylu hipofiz tümörü bulunup bulunmadığının ortaya konması ve bölgede hiperprolaktinemi sorununa neden olabilecek diğer ender durumların araştırılmasıdır.   Görüntüleme yöntemi olarak basit bir sella tursika ("cella turcica") (kafa içinde hipofizin bulunduğu anatomik bölge) röntgeni istenebileceği gibi, adenom şüphesinin yüksek olduğu durumlarda daha hassas, ancak maliyeti daha yüksek olan BT (bilgisayarlı tomografi) veya MR (manyetik rezonans) incelemeleri gerekebilir.


Prolaktin yüksekliği kısırlığa yol açar mı mı?
Kısırlık sebeplerinden birisi de prolaktin hormonun aşırı yüksekliğidir. Ancak her prolaktin yüksekliği olanda kısırlık görülmeyebilir. Prolaktin hormonu yükseldikçe kadının yumurtlama fonksiyonunda bozulmalar gözlenmektedir. Bu bozulma prolaktin hormonunun yüksekliğiyle doğru orantılıdır. Yani prolaktin hormonu ne kadar yüksekse yumurtlama fonksiyonları da o kadar bozulacaktır ve sonunda hiç adet görememe, adetten kesilme tablosu bile oluşabilir.  Kan prolaktini yüksek olan kadınlarda adet düzensizliği sıklıkla saptanırken, beraberinde göğüslerden süt gelmesi yakınması olabilir veya olmayabilir. Gebelik döneminde olmayan bir kadının meme dokusunun kan prolaktin yüksekliğine süt üretimiyle cevap vermesi her zaman mümkün değildir.  Buna karşılık göğüslerinden süt gelme şikayeti olan kadınlarda bazen prolaktin hormonu ölçümleri normal de bulunabilmektedir. Bunun muhtemel nedeni günümüz klasik laboratuar yöntemleriyle ölçülmeyen ancak güçlü süt yapıcı özellikleri olan bazı prolaktin hormonu alt çeşitlerinin varlığıdır.

Prolaktin yüksekliği nasıl tedavi edilir?
Hiperprolaktinemi ilaç tedavisine iyi yanıt verebilmektedir.
Tedavide ilaç kullanımı en geçerli ve sağlıklı yöntemdir, prolaktin hormonu üretimini ve kana salınımını denetleyen hormona yönelik ilaçlar kullanılır ve hastaların çoğunda ilaç tedavisi ile sorun ortadan kalkar.
Ancak ilaç tedavisi yan etkilerden dolayı kolay bir tedavi değildir. 
Bazı hastalarda baş dönmesi,bulantı ve halsizlik,tansiyon düşüklüğü gibi problemler yaratabilir, bunlar zaman içerisinde azalır ve tedavi bittiğinde de kaybolurlar.
Öncelikle Prolaktin düzeyini yükselten neden bulunmaya çalışılmalı ve bu neden tedavi edilmelidir.
Şikayet gebe kalamama olduğunda ve kişide prolaktin yüksekliği saptanmışsa genelde prolaktin seviyesini düşüren ilaçlar ve bazen beraberinde yumurtlamayı sağlayıcı ilaçlar kullanılır. 
Sorun göğüslerden süt gelmesi olduğunda ise prolaktin seviyesini düşüren ilaçlardan faydalanılır. 
Şikayet adet düzensizliği olduğunda yine prolaktin seviyesini düşüren ilaçlardan faydalanılabilir ancak çocuk isteği olmayan bir kadında sadece belirtiyi ortadan kaldıran, yani adet kanamalarını düzene sokan doğum kontrol hapı gibi ilaçlardan da faydalanılabilir.

Hipofiz Adenomunun Tedavisi
Görüntüleme yöntemleriyle kişide hipofiz adenomu adı verilen iyi huylu tümörler saptandığında öncelikle bunun bası belirtileri yaratıp yaratmadığı araştırılır. 
Adenomlar iyi huylu tümörlerdir ve oldukça da sık gözlenirler, kanserleşme eğilimi göstermezler ve genellikle yavaş büyürler. Yapılan otopsilerde 70 yaşında olup şikayeti olmadığı bilinen kadınlarda bile % 5 oranında hipofiz adenomuna rastlanabilmektedir. 
Hipofiz adenomlarının çapları bir santimetreden küçük olanlara mikroadenom, büyük olanlara makroadenom adı verilmekle beraber önemli olan adenomun boyutu değil çevre dokulara baskı yapıp yapmadığı, büyüme ve hormon salgılama hızıdır. 
Hipofiz adenomunun çevreye yaptığı baskının derecesi genellikle görüntüleme yönteminde net olarak izlenmekle beraber görme sinirine bası varlığını araştırmak amacıylagörme alanı muayenesine de başvurulur. 
Adenomların büyük kısmı prolaktini düşürücü ilaçlarla tedavi edilebilir. Böylelikle operasyonlara oldukça az başvurulmaktadır. Özellikle şiddetli belirtilere neden olan (şiddetli baş ağrısı, görme alanının çok daralmış olması) veya hızlı büyüme eğilimi gösteren adenomlarda ameliyat gerekebilir. 

Günümüzdeki görüş; eğer kadının hiçbir şikayeti yok ve tesadüfen hiperprolaktinemi saptanmışsa bunun önemli olmadığıdır. Bugün artık bilinmektedir ki prolaktinin değişik molekül çeşitleri vardır ve klinik olarak şikayete yol açmayan prolaktin yükseklikleri çok büyük oranda aktif olmayan moleküllere bağlıdır ve tedavi edilmesi gerekli değildir.