|
Bilimadamları bebeği anne karnı yerine özel bir kapta
büyütmeye hazırlanıyor. Ünlüler kilo alsa da doğal hamilelikten yana. Tüp
bebek ve kopyalama derken şimdi de bilimadamları, içinde bebeklerin
büyütüleceği ana rahmine benzeyen özel kaplar üzerinde çalışıyor. Bu
kaplarda oluşturulacak yapay rahimde bebek 9 ayda büyütülecek. Yakın bir
gelecekte hayal olmaktan çıkacak bu uygulamaya çoğu anne ve anne adayı
'şüpheyle' bakıyor. Hamilelik döneminde vücudunun bozulmasını istemeyen
kadınlar ile rahmi olmayan, rahatsızlığı nedeniyle bir bebeği taşıyamayan
anneler için ise bu yeni bir buluş. Yavrum seni dokuz bir kavanozda
taşıdım! Bilimadamları yakın bir gelecekte laboratuvar ortamında 'yapay
rahim' yapılabileceğini açıkladı. Türk annelere sorduk: "Bebeğinizi
karnınızda mı taşımak istersiniz yoksa suni rahimde mi?". Üreme
teknolojilerindeki gelişmeler artık bilimkurgu filmlerini aratmıyor. Tüp
bebek, kopyalama, bebek üzerindeki genetik oynamalar derken şimdi de
bilimadamları, içinde bebeklerin büyütüleceği ana rahmine benzeyen özel
plastik kaplar üzerinde çalışıyor. Bu kaplara laboratuvarda üretilen
amniyotik sıvı (rahimde bebeğin geliştiği sıvı) konarak oluşturulacak
yapay rahimde bebek 9 ayda büyütülecek. Geçtiğimiz hafta Fransa'nın saygın
haber dergilerinden Le Nouvel Observateur'e konuşan biyolog Henri Atlan,
teknoloji sayesinde kadınların bu tercihi yapmasına olanak tanınacağını
belirtti. Atlan ileride plastikten yapılmış, anne rahmine benzeyen özel
kaplara laboratuvarda üretilen amniyotik sıvı konularak yapay rahimler
yaratılacağı ve bu rahimlerde bebeklerin dış dünyada yaşamaya hazır
oluncaya kadar kalacaklarını söyledi. Biyoloji üzerine yaptığı felsefi
çalışmalarla da tanınan Henri Atlan'ın bu düşünceleri yavaş yavaş
Amerika'da hayata geçirilmeye başlandı bile... ACISIZ DOĞUM Amerikalı
bilimadamı Thomas Schaffer, erken doğumlardan sonra bebeklerin yaşatılması
için laboratuvar ortamında yapay amniyotik sıvı üretmeyi başardı.
Schaffer, içinde oksijen de bulunan amniyotik sıvının yardımıyla, ileriki
yıllarda erken doğum sonrası çocuk ölümlerinin önüne geçilebileceğini
belirtiyor. Henri Atlan, "Bir gün kadınlar acısız bir şekilde çocuklarını
dünyaya getirecek. Ne karınları şişecek ne de fiziksel deformasyona
uğrayacaklar" dese de Le Nouvel Observateur'e konuşan genç kadınlar ve
anneler, şimdilik bu "yapay" yönteme pek sıcak bakmıyor. Peki ama
yurtdışında tıp çevrelerinin tartıştığı yapay rahim uygulamasının
Türkiye'deki yansıması nasıl olacak? Türk uzmanlar henüz proje
aşamasındaki bu yöntemin hayata geçirilebilmesi için çözülmesi gereken pek
çok teknik sorun olduğu görüşünde birleşiyor. Memorial Hospital'dan Kadın
Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Selman Laçin yapay rahim
uygulamasının şu an pratik olarak mümkün olmadığı görüşünde: "Bugünkü
teknolojiyle amniyotik sıvısını oluşturabilirsiniz. Bu sıvının içindeki
maddeler belli. Çeşitli proteinler ve elektrolitler bulunuyor. Gebeliğin
ilk üçte birlik dönemi tamamlanana kadar fetusun cildi tam gelişmediği
için o sıvıyla temas halindedir. Yaklaşık 16 ve 17. haftalardan itibaren
ise çocuğun cildi geçirgenliğini kaybeder ve beslenmesi göbek kordonuyla
olur. Yani siz bu sıvıyı yapabilirsiniz ama çocuk sonuçta göbek kordonuyla
annesinin rahim iç duvarına bağlı. Bu kordonla annesinin kanından gelen
materyalle besleniyor. Oksijen, şeker, proteinler hepsi oradan geliyor. Bu
kan dolaşımını çocuğa göbek kordonundan sağlamadıktan sonra kendi başına
nasıl büyüyecek?" Bahçeci Kliniği'nden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Esra Aksoy da bu yöntemin uygulanabilir hale gelmesi için çok uzun
zaman geçmesi gerektiğini söylüyor: "Böyle yapay bir ortamda bir bebeğin
gelişimini sürdürmesi şu andaki teknolojiyle mümkün değil. Çünkü anne
karnında neler olup bittiği henüz çözülmedi. Rahmi olmayan hastalar için
ya da erken doğan bebeklerin kuvöz öncesi bakımı için düşünülebilir. Şu an
için çok ütopik bir şey diyebilirim. Sonuçta bebek anneden besin ve
oksijen alıyor. Bebekte oluşan artık maddeler de tekrar anneye geçiyor ve
atılıyor. Bunların yapay bir ortamda sağlanması çok zor. Olmaz diye bir
şey yok tabii ama yakın zamanda mümkün görünmüyor." Yapay rahim konusu
teknik yönü bir tarafa etik olarak ciddi tartışmalara neden olacak gibi
görünüyor. Hacettepe Üniversitesi Deontoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erdem
Aydın, üreme teknolojilerindeki gelişmelerin etik tartışmaları da
beraberinde getirdiğini söylüyor: "Yapay rahmin teknik anlamda
olabilirliğini bilmiyorum. Fakat varsayalım ki oldu. Tıbbi bir amaçla bir
yöntemi kullanmak tabii ki insan sağlığı için yararlı bir şey. Ama bu
uygulamaya geçtiğinde tıbbi bir gerekçe olmadan da kullanılabilir. Bu tür
üreme teknolojileri beraberinde etik tartışmaları da getiriyor. Aile
kavramının zedelenmesi, doğal üremenin bozulacağı gibi tartışmalar
bunların başında geliyor. Yapay rahim uygulamasının çocuğun psikolojik
gelişimi ve toplumsal statüsü açısından da etkileri olabilir. Mesela
çocuğa ileride 'Sen fabrika bebeğisin' gibi yorumlar gelebilir. Diyelim ki
yapay rahim uygulaması bir gün gerçekleşti ve bu yöntemi tercih eden anne
sayısı da giderek artıyor. Peki ama bir annenin kucağına hazır paket gelen
bebeğe adaptasyonu kolay olabilecek mi? Psikolog İnci Baylav bebekle
annenin ilişkisinin bebeğin rahme düştüğü anda başladığını belirtiyor:
"Bebekle anne ilişkisi 9 ay sonra değil, 9 ay boyunca oluşan bir şey. Bu
sürede anne ve çocuk birbirlerine uyum sağlıyor. Yapay bir ortam
içerisinde büyüyen bir bebeğe annenin uyum sağlaması için daha çok çaba
göstermesi gerekir. Annenin 'Bu çocuk benim mi?' gibi şüpheleri olabilir.
Ayrıca annenin karnında bebeği varken oluşan hormonal değişiklikler de onu
anneliğe hazırlar. Anne prolaktin hormonu eksikliği nedeniyle süt de
veremeyeceğinden güven sorunu olabilir. Beden temasında bulunmak, çocuğun
sütü emerek uyuması bebeğe güven verir. Dolayısıyla yapay ortam içerisinde
bunun olması da çok zor bir ihtimal." ONAYLAYAN DA VAR Memory Center'dan
Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise yapay rahimde dünyaya gelecek
olan bir bebeğe annenin uyum sağlamasının sorun yaratmayacağı görüşünde:
"Günümüzde kiralık anne kavramı var. Bu yapay rahimden çok da farklı bir
şey değil. Bu durumda anne ve baba beyinsel olarak bebeği
kabullenebiliyor. Önemli olan beyni programlamak. Yani karnında taşımakla,
taşımamak arasındaki fark annelerin beyninde verdiği anlamla ilgili.
Yurtdışına gidip başkalarının yumurta ve spermleriyle çocuk sahibi olanlar
var. Bu tip aileler de o çocukları benimsiyor." |
|